23 Kasım 2009 Pazartesi


1 Ekim

Şimdiden lodosu özledm. Lodosun gözü yaşlıdır derdi anneannem. Lodos estikten sonra yağmur beklerdim hemen ben de. Mevsim eğer yazsa yağmadığına sevinirdim, yağacak her şey mahvolacak diye ödüm kopardı. Şimdi bir rüzgâr esti ama adı nedir hızı nedir anlayamadım. Batıya geldim pusulam şaşıyor gitgide.


18 Ekim


Geçiyor. Yaşadığım anlar günler zamanlar mevsimler öyle geçiyor ki bana sadece onların geçtiğini düşünmek bile acı veriyor.
Süreklilik belki sadece bir görüntü ama elbette görüntüden vazgeçemeyiz. Görüntü dünyanın tuzu biberi.

Evsizlik Defteri- Kuzey'in günlüğünden

13 Ekim 2009 Salı


... Eksik olsun istemem, istemem eksik olsun!
Fakat şarkı söylemek, gülmek, dalmak hülyâya;
Yapayalnız, ama hür, seyahat etmek aya.

Gören gözü, çınlayan sesi olmak ve canı
İsteyince şapkayı ters giymek, karşışanı
Olmamak. Bir hiç için ya kılıcına veya
Kalemine sarılmak ve ancak duya duya

Yazmak, sonra da gayret tevazuyla kendine;
''Çocuğum!'' demek, Bütün bunları hoş gör yine,

Hoş gör bu çiçekleri, hatta bu kuru dalı,
Bunlar yabanın değil kendi bahçenin malı!
Varsın küçücük olsun fütuhatın, fakat bil,

Onu fetheden sensin, yoksa başkası değil.

Ara hakkını hattâ kendi nefsinden bile.

Velhasıl bir tufeylî zilletiyle

Tırmanma! Varsın boyun olmasın söğüt kadar,

Bulutlara çıkmazsa yaprakların ne zarar?

Kavaklar sıra sıra dikilse de karşına

Boy ver, dayanmaksızın, yalnız ve tek başına!


Edmond Rostand

3 Ekim 2009 Cumartesi

Düş Yüklü Gece Duası

Geçiyor yer, yer boyunca;
ama sen, deniz,
geçiyorsun gök boyunca.
Nasıl bir gümüş ve altın ışığının
güvencesiyle,
işaret ediyor bize yıldızlar
yolu!- Denirdi ki
bedenin yoludur toprak,
ruhun yoludur
deniz-.
Evet, öyle görünür
tek yolcusudur denizin, ruh,
ve beden, yalnız,
kaldı orada, sahillerde,
onsuz uzanarak kıyıda,
ağır, soğuk, ölüme eşit.
Ne çok bezenmekte
yolculuğu denizin, ölümünkine,
sonsuz yaşama!

Juan Ramon Jimenez
Çeviren: Ulaş Başar Gezgin

21 Eylül 2009 Pazartesi

'' Herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda yaşamım bitti. Bilmiyorum, nerede, nezaman. Ve işte o bittiği yerde başladı. Acının sonunda. Acı ile.''

Bir kanepede oturarak öleceğim
ve hiçbir yere kaldırmayacaklar beni
Ölüme giden yol çok uzun
Yoruyor beni
Hastalık hiçbir şeyi değiştirmedi
İntihar etmek istedim
İyi ettiler
Delirdim gene iyi ettiler
Artık yapabilecek birşey kalmadı.

Tezer Özlü

12 Eylül 2009 Cumartesi

Hiç Birşey Olmuyor İki Kez

Hiçbir şey olmuyor iki kez
ve olmayacak da.Bu nedenle işte
deneyimsiz doğmuşuz
ve rutinsiz öleceğiz.

En aptal öğrencileri
olsak da dünya okulunun
yinelemeyeceğiz dönemi
ne kışın, ne de yazın.

Yinelenmeyecek tek bir gün bile,
birbirine benzer iki gece yok.
Ne aynı olan iki öpücük,
ne de gözlere bakan aynı bakışlar.

Dün, hani birisi adını söylediğinde
yanımda yüksek sesle,
bir gül düşmüştü sanki
açık bir pencereden içeri

Bugün birlikte olduğumuzda
Çevirdim yüzümü duvara
Gül? Gül nasıl görünürdü sahi?
Çiçek miydi? Taş mıydı yoksa?

Sen , o kötü saat
neden karışıyorsun gereksiz korkuyla.
Varsın- öyleyse geçmelisin.
Geçeceksin- işte güzel olan.

Yarı sarılmışız gülümsüyor,
Anlaşmayı deniyoruz,
Birbirimizden farklı olmamıza karşın
İki saf su damlası örneği.

Çeviri: Neşe Taluy YÜCE- Agnieszka Ayşen LYTKA

2 Eylül 2009 Çarşamba

okyanustaki çocuk


sırt çeviriyoruz dünya felaketlerine
açlığa, savaşlara, hastalıklara..


okyanusun derinlerinde başladı yaşam
son bulmalı orada belki..

ya da yeniden doğmalı oradan umut!

bizler gömdük umutlarımızı toprağa

arkasından mırıltılı dualar..
kalplerimizin asma kilitleri
hep yarına bırakıldılar..


silahlar kurtarmaz bizi!

açlıktan, savaşlardan, hastalıklardan..
gözlerimizden giren kirliliği,
temizlemez kalplerimizi bir saflığa doğru..

silahlar kurtarmaz bizi!
belki bir çocuğun kahkahası.
içi gülen gözleriyle
taş kesen kalplere karşı..
silahlar kurtarmaz bizi!

bir çocuğun saflığı belki
okyanusun içinden gelir
günahkâr yeryüzünü doğru...

28 Ağustos 2009 Cuma

yağmur da hep seni



derinlerinde neler saklı
hep dert aramaklı mı halin
hem su hem ateşsin demişsin
hem sürükler hem ısıtırsın asıl sen

herkesi özlersin..herkesi..
hep sevdiklerin uzakta be çocuk
geri de mi bırakırlar seni
yoksa hiç yanında olmadılar mı

açıktaki yelkenli gibi
güneş parlarken serpiştiren yağmur
yağmuru hep seviyorum
yağmur da hep seni..