Ruh zenginliği kazanmış olanlar, yaşamı acısıyla, mutluluğuyla, ihanetiyle, çirkinliğiyle kabul edenlerdir.Onlar ki kaybetme sanatını öğrenmişlerdir; bu yüzden yaşama katlanabilme yeteneğini geliştirmişlerdir.
Ahmet ÜMİT
23 Kasım 2009 Pazartesi
1 Ekim
Şimdiden lodosu özledm. Lodosun gözü yaşlıdır derdi anneannem. Lodos estikten sonra yağmur beklerdim hemen ben de. Mevsim eğer yazsa yağmadığına sevinirdim, yağacak her şey mahvolacak diye ödüm kopardı. Şimdi bir rüzgâr esti ama adı nedir hızı nedir anlayamadım. Batıya geldim pusulam şaşıyor gitgide.
18 Ekim
Geçiyor. Yaşadığım anlar günler zamanlar mevsimler öyle geçiyor ki bana sadece onların geçtiğini düşünmek bile acı veriyor. Süreklilik belki sadece bir görüntü ama elbette görüntüden vazgeçemeyiz. Görüntü dünyanın tuzu biberi.
Evsizlik Defteri- Kuzey'in günlüğünden
13 Ekim 2009 Salı
...Eksik olsun istemem, istemem eksik olsun! Fakat şarkı söylemek, gülmek, dalmak hülyâya; Yapayalnız, ama hür, seyahat etmek aya. Gören gözü, çınlayan sesi olmak ve canı İsteyince şapkayı ters giymek, karşışanı Olmamak. Bir hiç için ya kılıcına veya Kalemine sarılmak ve ancak duya duya Yazmak, sonra da gayret tevazuyla kendine; ''Çocuğum!'' demek, Bütün bunları hoş gör yine, Hoş gör bu çiçekleri, hatta bu kuru dalı, Bunlar yabanın değil kendi bahçenin malı! Varsın küçücük olsun fütuhatın, fakat bil, Onu fetheden sensin, yoksa başkası değil. Ara hakkını hattâ kendi nefsinden bile. Velhasıl bir tufeylî zilletiyle Tırmanma! Varsın boyun olmasın söğüt kadar, Bulutlara çıkmazsa yaprakların ne zarar? Kavaklar sıra sıra dikilse de karşına Boy ver, dayanmaksızın, yalnız ve tek başına!
Geçiyor yer, yer boyunca; ama sen, deniz, geçiyorsun gök boyunca. Nasıl bir gümüş ve altın ışığının güvencesiyle, işaret ediyor bize yıldızlar yolu!- Denirdi ki bedenin yoludur toprak, ruhun yoludur deniz-. Evet, öyle görünür tek yolcusudur denizin, ruh, ve beden, yalnız, kaldı orada, sahillerde, onsuz uzanarak kıyıda, ağır, soğuk, ölüme eşit. Ne çok bezenmekte yolculuğu denizin, ölümünkine, sonsuz yaşama!
Juan Ramon Jimenez Çeviren: Ulaş Başar Gezgin
21 Eylül 2009 Pazartesi
'' Herhangi bir yerde, herhangi bir zamanda yaşamım bitti. Bilmiyorum, nerede, nezaman. Ve işte o bittiği yerde başladı. Acının sonunda. Acı ile.''
Bir kanepede oturarak öleceğim ve hiçbir yere kaldırmayacaklar beni Ölüme giden yol çok uzun Yoruyor beni Hastalık hiçbir şeyi değiştirmedi İntihar etmek istedim İyi ettiler Delirdim gene iyi ettiler Artık yapabilecek birşey kalmadı.
silahlar kurtarmaz bizi! açlıktan, savaşlardan, hastalıklardan.. gözlerimizden giren kirliliği, temizlemez kalplerimizi bir saflığa doğru..
silahlar kurtarmaz bizi! belki bir çocuğun kahkahası. içi gülen gözleriyle taş kesen kalplere karşı.. silahlar kurtarmaz bizi! bir çocuğun saflığı belki okyanusun içinden gelir günahkâr yeryüzünü doğru...